Anasayfaya Git

Dink Olayında 2 MİT'çi Soruşturuldu mu?

Eklenme Tarihi : 27.01.2012 19:22
Okunma : 21
Dink Olayında 2 MİT'çi Soruşturuldu mu?

Bu cinayet, hükümet için artık bir namus davasına dönüştü. Eğer DDK'sı, Başbakanlık'ı ciddiyetle üzerine gider ve eksikleri giderirse ne ala. Aksi halde cinayetin faturası iktidarın üzerinde kalır.

Bugün'den Adem Yavuz Arslan, Ergenekon'a soğuk bakanların Dink cinayeti üzerinden emniyeti 'cinayet işleten teşkilat' gibi gösterme gayretinde olduğu analizine yer verdi. 

"Nihai hedefleri ise polisin 'kirli işler çeviren bir teşkilat' gibi tescillenmesiyle Ergenekon sürecinin de siyasi iktidarın da büyük yara almasını sağlamak." diyen Arslan, JİTEM ve Ergenekon sürecini baltalama planını açık etti.

Dink'i tehdit eden MİT görevlileri ile ilgili bir şey yapılmadığını hatırlatan Arslan, "Hakan Fidan'ın içeriden bir soruşturma yapması ve faturayı kestiğini ilan etmesi gerekli." dedi.

İşte Arslan'ın yazısının ilgili bölümü:

Dink Davası'nın 'akla ziyan' bir şekilde sonuçlanması üzerine başlayan tartışma ilginç bir hale dönüştü.

Düne kadar 'Nerede bu Ergenekon' diyenler, 'Örgüt filan yok, AK Parti diktası var' yaygarası yapanlar günlerdir 'örgüt arayışında.'

Üstelik bunu yaparken de kafalarında oluşturmak istedikleri tabloyu resmediyorlar.

Mahkemenin bulmak istemediği örgütü bütün boyutlarıyla ortaya koyduğum 'Bi Ermeni Var'ı yazdığımda, kitabı okumadan 'bir garip kitap' yorumları döşenen muhteşem entelektüellerimiz(!) şimdi de yeni bir proje peşindeler.

Dertleri de olayın aydınlanması değil.

Bir bütün olarak güvenlik bürokrasisini 'bir dönemin kirli örgütleri gibi cinayet işleyen, işleten veya buna göz yuman devlet kurumu' gibi göstermeye çalışıyorlar.

Onlara göre jandarmanın, MİT'in hatta İstanbul Valiliği'nin hiçbir kusuru yok.

Maalesef bazı meslektaşlarımız da cinayeti aydınlatıyorum, diyerek aslında asıl failleri gözden kaçırmayı başardılar.

Oysa yapılması gerekenler çok açık.

Kurumları koruma refleksi bitmeli. "TİB kayıtları neden 5 yıl sonra verildi" sorusuna cevap verilmeli. Çünkü bu hareket 'Failler var ama örtülmesi isteniyor' kampanyasına katkı sağlamak dışında bir işe yaramadı.

Trabzon Jandarması cinayetten herkesten önce haberdar, hatta silah için para veriyor ama aracı olan Coşkun İğci'yi bırakın araştırmayı, mahkeme hakkında karar vermeyi bile unutuyor.

Erhan Tuncel'in işin içinde olduğu belli.

Ama 'Devlet cinayet işletti' dedirtmemek için birçok ayrıntı gözden kaçırıldı.

Coşkun İğci için Jandarma'nın Ankara'daki kayıtlarına bakmak şart.

Yasin Hayal'e askerdeyken 'bir şeylerin olduğu' çok açık.

Araştırılsa belki Özel Kuvvetler ile bağı çıkacaktı. Ama bakılmadı. Dink'i tehdit eden MİT görevlileri ile ilgili bir şey yapılmadı. Hakan Fidan'ın içeriden bir soruşturma yapması ve faturayı kestiğini ilan etmesi gerekli.

Trabzon'un açıkça uyardığı yazının gereğini yapmayanlar da bir şekilde dosya dışına taşındı.

Listeyi uzatmak mümkün.

Çünkü bu dosya 'Bir cinayet nasıl çözülmez'in delili.

Ancak burada ciddi bir risk var.

O da şu: Ergenekon'a soğuk bakanlar Dink cinayeti üzerinden emniyeti 'cinayet işleten teşkilat' gibi gösterme gayretinde. Nihai hedefleri ise polisin 'kirli işler çeviren bir teşkilat' gibi tescillenmesiyle Ergenekon sürecinin de siyasi iktidarın da büyük yara almasını sağlamak.

Yani faturayı polise kesmeye çalışanların derdi 'AK Parti döneminin JİTEM'ini' yaratmak. Böylece hem gerçek JİTEM gündemden düşecek hem de Ergenekon süreci baltalanacak.

Dink cinayetinin geniş kitleler üzerinde fazla bir karşılığı yok.

Bunu kitaba gelen tepkilerden görebiliyorum. Fakat bu cinayet, hükümet için artık bir namus davasına dönüştü.

Eğer DDK'sı, Başbakanlık'ı ciddiyetle üzerine gider ve eksikleri giderirse ne ala.

Aksi halde cinayetin faturası iktidarın üzerinde kalır.

Üstelik 'arınma sürecinin itici gücü' yaftalanarak süreç akamete uğratılır.

Etiketler : dink olayinda 2 mitci sorusturuldu mu 
Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Google Sonuçları | Yukarı
İlk Yorum Yapan Siz Olun

Fotoğraf Galerisi

Hava Durumu