Politika:
İran Büyükelçisi Bikdeli: Suriye'ye başlangıcı ve sonuçları öngörerek bakmalı
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, İran'ın Ankara Büyükelçisi Alireza Bikdeli’yi makamında kabul etti. Kamalak ve Bikdeli, görüşmelerinde İran-Türkiye ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran Büyükelçisi Bikdeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’de Hizbullah’ın yanı sıra bazı devletlerin de güçleri bulunduğuna dair açıklaması sorulması üzerine “Burada biz Müslümanlar hep yan yana olmamız lazım ve Suriye olayını suistimal edilecek bütün yollarını kapatmamız lazım ve aramızı açabilecek, sorun yaratabilecek haberleri kesinlikle daha da geliştirmememiz lazım.” dedi. İran Büyükelçisi ayrıca “Suriye konusunu ele aldığınız zaman başlangıcı ve sonuçlarını da öngörüp ona göre bakmalı. Eğer sadece bu sorunun bir kısmına bakarak değerlendirirseniz kesinlikle araştırmalarınızda ve bunları açıklamalarınızda sorunla karşılaşacaksınız.” ifadesini kullandı.

SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, İran Ankara Büyükelçisi Alireza Bikdeli ile Saadet Partisi Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Burada kısa bir konuşma yapan Kamalak, küresel emperyalizmin İslam dünyasını parçalamak için iki farklılığı öne çıkardığını vurguladı. Bunlardan birinin ırk farklılığı, diğerinin de mezhep farklılığı olduğunu söyleyen Mustafa Kamalak, “İslami açıdan bunlar farklılık sayılmaz. Mezhep farkı bir bölücülüğe sebep olmamalıdır. Şii olsun Sünni olsun hepsinin Rabb'i bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi birdir. Ama tabiî ki küresel emperyalizm boş durmayacaktır. Onlar da İslam devletlerini bölmek için boş durmayacaklardır.” şeklinde konuştu. Kamalak, bu konuda İran ve Türkiye’ye büyük görevler düştüğünü vurgulayarak, “İran ve Türkiye iki kardeş ülke. Hem Ortadoğu’nun hem de İslam dünyasının önde gelen iki ülkesi.” diye kaydetti.

İRAN ELÇİSİ: TÜRKİYE İRAN İLİŞKİLERİNDE 3 SÖYLEM VAR

İran’ın Ankara Büyükelçisi Alireza Bikdeli ise iki ülkenin ilişkilerini incelediklerinde 3 söylem ile karşılaştıklarını belirtti. Bunlardan ilkinin “karşıtlık, karşı karşıya bulunma söylemi” olduğunu ifade eden Bikdeli, “Bunun dayanağı iki ülke arasındaki fikir ayrılıklardır. Bu, aramızdaki sorunları çeşitli sorunlar olarak görüyorlar. Örneğin etnik veya mezhepsel sorunları veya menfaatlerin bazen çatışmasından ortaya çıkan sorunlar. Çok ilginçtir ki birçok büyük düşmanlarımız bu söylem üzerine çalışıyor yatırım yapıyor ve bu doğrultuda da fikir üretiyor. Yakın geçmişte (İsrail Cumhurbaşkanı) Şimon Peres bir Türk gazetesi ile olan röportajında 'İran ve Türkiye gece ve gündüze benziyor' demişti. Bu bahsettiğim karşıtlık söylemidir.” dedi.

İkinci söylemin de işbirliği ve rekabet doğrultusunda ortaya çıktığını söyleyen Elireza Bikdeli, iki tarafın kendi menfaatlerinin en fazla nasıl elde edebileceği şeklinde çalıştığını dile getirdi. Bikdeli, “Kendi menfaatleri için işbirliği içerisine giriyorlar ve aynı şekilde rekabet ediyorlar. Ama bu şekilde de ilişkileri hiçbir zaman derinleşmiyor. Çünkü işbirliği içerisindeyken bile şu konudan dolayı her zaman tedirgindir ki ilerde rekabet etmek zorunda kalabilir. Bu nedenden dolayı ciddi bir bağlantı aralarında kurulmuyor. Ne yazık ki bu söyleme birçok üniversite seçkinlerimiz ve siyasi uzmanlarımız inanmaktadır.” değerlendirmesi yaptı.

Üçüncü söylemin ise “etkileşim ve onarmak” olduğunu sözlerine ekleyen Bikdeli, bu söylemin temelinde iki ülkenin ortak kültürü ve tarihi olduğunu kaydetti. İran Büyükelçisi “İran ve Türkiye aslında bağımsız, diğer taraftan da bir vücudun uzuvları gibiler. Sadi'nin bu beyti gibi eğer vücudun bir uzvu rahatsızlanırsa diğer uzuvlar da rahatsız olur. Yani birbirini etkiliyorlar, etkileşim içindeler. Bu vücut içerisinde herhangi bir sorun ortaya çıktığı zaman vücudun uzuvları işbirliği içerisinde onu onarmaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.

İRAN'IN SURİYE YORUMU

Ancak son zamanlarda Suriye gibi bir sorun ortaya çıktığını söyleyen Bikdeli, şöyle devam etti: “Herkes bu yarayı bir şekilde onarmak için çalışmaktadır. Etkileşime inanan kişiler bu yaranın daha derinleşmemesi için çaba gösterdi. Bu söylem çerçevesinde de çok derin bağlantılar kurulmaktadır. Eğer fırsatını bulursa güneş gibi ışıldayacaktır. Bu söylemin başarılı yanının en belirgin dönemi merhum Erbakan'ın başbakanlık dönemidir. Yani küçük bir fırsat elde edildi buna rağmen çok büyük bir ışık ve neticeler elde edildi. Bu bahsettiğim üç söylem de aynı anda hep beraber yaşanmaktadır. Her zaman da beraber olacaktır. Bahsettiğim gibi etkileşim ve onarım söylemi aynı şekilde devam edecektir. Karşılıklık söylemi de aynı şekilde. Diğer taraftan işbirliği ve rekabet de hep olacaktır. Etkileşim söylemine inananlar hiçbir şekilde diğer söylemlerin etkisinde kalmamalı.”

Ardından İran Büyükelçisi’ne gazeteciler bir soru yöneltti. Başbakan Erdoğan’ın ABD dönüşünde hava alanında bir soru üzerine Suriye’de sadece Hizbullah değil, başka devletlere ait güçlerin de bulunduğunu söylediği hatırlatılarak İran Büyükelçisi'ne, “Her ne kadar Başbakan Erdoğan İran ismini zikretmese de kamuoyunda bu İran olarak algılandı. İran’ın Suriye’de bu şekilde bir gücü bulunuyor mu, bu konuda bilgi verebilir misiniz?” denildi.

Bunun üzerine İran Büyükelçisi şu cevabı verdi: “Bakın; Suriye konusunu bana göre bir nokta üzerinde durup konuşmamız doğru değil. Ama daha detaylı ve daha özelinden bu olaya baktığımız zaman zannedersem daha ortak nokta bulmamız mümkün olacaktır.” Suriye’deki gelişmelerin ve olayların, Suriye’nin iç meselesi ve iç gelişmeleri olduğunu belirten Bikdeli, “Bunlar kesinlikle o ülkenin yetkilileri ve halkı tarafından çözülmeli. Diğer taraftan eğer uluslararası düzenin geçişi çerçevesinde değerlendirilecekse, kesinlikle İslami uyanışın karşıtlığı ve dünya düzeni olarak değerlendirilmeli.” dedi.

Bu açıdan değerlendirildiğinde “İslami dayanağının ve İslami direnişin kırılması için çaba gösterileceğini” ifade eden İran Büyükelçisi, “Burada biz Müslümanlar hep yan yana olmamız lazım ve Suriye olayının suiistimal edilecek bütün yollarını kapatmamız lazım ve aramızı açabilecek, sorun yaratabilecek haberleri kesinlikle daha da geliştirmememiz lazım. İran dini liderinin merhum Erbakan Bey arasında bahsedilen bir cümleye çok dikkat etmemiz lazım ki; ‘İslam birliği amacı kesinlikle korkulacak bir amaç değildir.’ Hepimiz bu doğrultuda yardım etmemiz lazım. Benim size tavsiyem şu; Suriye konusunu ele aldığınız zaman başlangıcı ve sonuçlarını da öngörüp ona göre bakmalı. Eğer sadece bu sorunun bir kısmına bakarak değerlendirirseniz kesinlikle araştırmalarınızda ve bunları açıklamalarınızda sorunla karşılaşacaksınız.” değerlendirmesinde bulundu.
Etiketler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder IP Adresiniz kayıt altına alınacaktır.
Yazılanlardan yasal olarak sorumlu tutulursunuz.
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Bakan karşılama kuyruğu
İçişleri Bakanı Efkan Ala Erzurum'da belediye başkanları ile buluştu. Erzurum'a gelen Bakan Ala'yı havalimanında...

Haberi Oku